Haber

Erdoğan: “Merhum Menderes, 14 Mayıs 1950’de ‘Milletin sözü yeter’ diyerek milletin gönlüne girdi ve ezici bir zaferle sandıktan çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; “Rahmetli Menderes, 14 Mayıs 1950’de ‘Milletin sözü yeter’ diyerek milletin gönlüne girdi ve sandıktan ezici bir zaferle çıktı. ‘Yeter artık, söz, karar, istikbal milletindir’… Milletimiz, bu darbecilere, beceriksiz heveslilere, bu sömürgenin heveslilerine 73 yıl sonra bir kez daha ‘yeter’ diyecektir. .

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde; AKP Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan şunları söyledi:

“Hayatımızda hiçbir seçim kolay olmadı. Her seçime büyük bir emek, azim ve emekle hazırlandık, girdik. Her seçimden de galip çıkmayı başardık. Bu seçimi diğerlerinden farklı kılan nedir?… bize karşı kurulan ucube ittifakının vesveseleriyle yüzleşerek milletimize verdiğimiz sözleri yükseltebilmekteyiz.Türkiye bugün öyle bir yol ayrımındadır ki milletlerin önüne yüzyılda bir kez böyle fırsatlar çıkar.Bizim en büyük sorunumuz enflasyondu ve o da düştü inşallah önümüzdeki aylarda enflasyon yüzde 50, yüzde 40, yüzde 30 olur hep birlikte göreceğiz ki gerçek hızla üzerlerine çöküyor…

“73 YIL SONRA BİR GÜN DAHA…”

Merhum Menderes, 14 Mayıs 1950’de; ‘Yeter söz milletindir’ diyerek milletin gönlüne girdi ve sandıktan ezici bir zaferle çıktı. Aynı şekilde merhum Özal da darbe gölgesinde girdiği seçimde Türkiye’yi yaşlandırma vaadiyle önemli bir başarı elde etti. ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek hürriyete ve refaha özlem duyan milletimizin büyük desteğiyle hükümete geldik. Şimdi de; 2023 yılında ‘Yeter söz, karar ve gelecek milletindir’ diyerek milletimize destek olmaya talibiz. Sözü, kararı ve geleceği belirleme hakkını milletimize bırakmak istemeyen vesayet heveslilerine inat ‘Türkiye Asrını’ başlatacağız. Aynı gün Altı Sofra diyerek karşımıza çıkan bu darbecilere, beceriksiz heveslilere, bu sömürge heveslilerine 73 yıl sonra milletimiz bir kez daha ‘yeter’ diyecektir.

Muhalefetin vaadi, milletin önüne bir aday çıkarmak ama gözünün önünde altı, arkasındakileri de hesaba katarsan en az 10 kişiyle yönetmektir. Bir nevi 10 kişinin elinde kukla bir cumhurbaşkanı üzerinden ülkeyi yönetmek istiyorlar. Yani devletin başı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanı olan cumhurbaşkanı aslında Altı Levha’nın yaverliğini yapacak. Gel deyince gelecek, git deyince gidecek adaylara ve başkanlara alışmışlar. Cumhurbaşkanı hakkında böyle düşünüyorlar.

Şimdi ne diyorlar, ‘Erdoğan buraya bu altılı masadan birini mi gönderdi?’ Seninle uğraşacak bir işim yok. Bir işimiz var. Ama yine de böyle düşündükleri için onlara teşekkür ediyorum. Şaka bir yana gerçekten ibretlik bir tabloyla karşı karşıyayız. İşin özünde çok eskilere dayanan bir hesap yatıyor…

“BAŞARILI OLAMAZSINIZ”

Milli iradenin en yüksek mercii olan Meclisimize meydan okuyorum. Ne yaparsan yap bir daha yapamayacaksın. Bizimkiler artık tüm oyunlarınızı çözdü. Bu millet sizi, sayılarınızı, aygıtlarınızı ve etkileyicilerinizi, önlerine hangi kılığa sokarsanız koyun, anında tanır. Aksi olsaydı, 2007’de cumhurbaşkanını seçmemizi istemediğinizde başarılı olurdunuz…”

“SAVUNMA SANAYİİ ETKİLENDİ”

Erdoğan, “Savunma sanayi firmaları ve savunma sanayii eserlerinin ne işe yaradığını düşünmeden edemiyorum. Bildiğimiz bir ülkenin ordusu ve savunma sanayisi var ama bunları kendisine tehdit olarak görenler saldırıyor. “Sektörümüze karşı göstermiş olduğu hazımsızlıktır. Darbeyi yapan orduyu alkışlayanların, terör örgütlerini ezen orduya düşman olması çok doğaldır.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın BAYKAR’a yönelik eleştirilerini değerlendiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Kendi içlerinde bizimle olan akrabalık ilişkisi sayesinde BAYKAR’ı daha kolay yenebileceklerini sanıyorlar ve bu şekilde sinsi niyetlerini gizliyorlar. Her ne pahasına olursa olsun vatanımızı savunmak görevimiz olduğu gibi, hakkını vermek de boynumuzun borcudur. Bu alçak saldırıya yanıt.”

“BUNUN HESABINI HUKUKA KARŞI ÖDEYECEKLER”

Erdoğan, kendisine yöneltilen eleştirileri alkışlayan komutanlara tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, “Kim konuşuyor Kemal Bey? Başkomutan anayasamızın yüce hükmüne göre konuşuyor. Siz değilsiniz” dedi. Savunma bakanımıza da kuvvet komutanlarımıza da hakaret edebilir.Önce haddinizi bilin.Bu beylik meselesidir.Şanlı ordumuza saldırmak herkesin çıkarına değildir. İşin hukuki boyutu devam ediyor. Hukuk karşısında bunun hesabını vereceklerdir” dedi.

Erdoğan, Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında da şunları söyledi:

“Bez satmaya devam edin. Dokuma üretmeye devam edin. Bu sizin işiniz değil. 15 yıldır benimle olmasına üzüldüm ama benden hiçbir şey almadığı anlamına geliyor. 15 yıl. Yanında bir tane daha var. Motamot Bizden üniversite istediler, “Ben başbakanım. Vakıflarına bir üniversite tahsis ettik. Bizi ekranlarından izleyen milletime sesleniyorum. Yanınızda yürüyen öğretim üyelerine sesleniyorum. Bu tahsisi yaptık. Başbakan koltuğuna oturduğunda ne yaptı biliyor musunuz? Vakfı için tahsis edilen yerin sahibiydi. Türkiye’de bunun başka örneği yok ‘Bunun başka örneği yok. bizim vakıf sözleşmemizde bedelli mal sahibi olma hakkı.ben böyle bir tabir kullanmıyorum devlet beyefendisi bunu çok güzel kullanıyor malumunuz serok ahmet diye hitap ediyor bu tür işler yapıyor ne yaptı helâl mi?… Biz bu üniversiteyi onların fitneleri yüzünden aldık, mülkümüz, devletimiz yaptık.”

Erdoğan, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile de şöyle konuştu:

“Başörtüsü meselesini istismar ettiğimizden bahsediyor. Hanımefendi, Erdoğan ve arkadaşlarının başörtüsü konusunda tacizde bulunup bulunmayacağını milletim çok iyi biliyor. Sizin haysiyetiniz varsa arkadaşlarım randevu istedi, vermediniz. Çünkü siz ikiniz. Aynısınız. Kemal Bey ile birbirinizden hiçbir farkınız yok.” Saraçhane’de verdiğiniz görüntü ile nereye gittiğinizi ortaya koyuyorsunuz. Bu millet bu konudaki hassasiyetleri çok iyi biliyor. AK Parti, Cumhur İttifakı olarak biz bu işi suistimal etmiyoruz, işin aslını yapıyoruz. Kabul edersin ya da etmezsin. Şu anda yola çıkıyoruz.” “Aile olayını ve başörtüsü gerçeğini milletimize anlatacağız. Bu konudaki gururumuz ve her şeyimiz kümemizle ortadadır. Sizi ve bu işi sizinle kıyaslayacak durumda değiliz. Beraber yürüdüğünüz ‘Bu kadını meclisten çıkarın’ diyen sınırsız tiplerdi. Onlarla yürüyorsun. Şimdi de bizi görevi kötüye kullanmakla yargılamak istiyorsunuz. Varsa projenizi bize gönderin. Ona göre üzerinde çalışıyoruz ve benim adımı alıyoruz. Aile bizim sığınağımızdır. Güçlü aile, güçlü bireylerden doğar. Güçlü ailelerden güçlü aileler oluşur. Şimdi çok net ve öz bir şey söylüyorum. Siz ve eşiniz LGBT kişilerle birlikte yürüyebilirsiniz. Onlarla adım atabilirsin. Bizim onlarla işimiz yok.”

luleburgazajans.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu